Baba kızın kanatları vardı. Gözlerimi kanatlardan bir türlü alamıyordum. Şaşkınlığımı üzerimden atmak için küçük kızın adını sordum. Herşey normalmiş gibi sakin durmaya çalıştım. "Mimi" dedi babası... Mimi çince "Sır" demekti...
bi kave içtim... içmem ya... isteyiverdim birden... köpüklü bir türk kahvesi geldi... ekranıma bakmaktan vazgeçtim ve bir kağıdın köşesine karalamaya başladım... bu çıktı... kahvemde bol telveliymiş... nam nam...
I sing while ironing on Sunday. I imagine myself in the Aegean. talked to myself. Even gave a small concert to Puskul...
"S' agapo giati eisai oraia" (i love you because you are beatiful)
Bu haftasonu yüzümde gülümseme, gözümde yaş ama büyük bir mutlulukla Anadolu'nun Kayıp Şarkıları'nı izledim... Nezih Ünen'e teşekkür ediyorum. Sizlere de tavsiye...
We looked for the cat at Hisar for to give a half burger... But Pinar find two mice in a boat...
Yenememiş, paket yaptırılmış burgeri verecek kedi ararken, Pınar iki fare buluverdi bir kayıkta, Hisar'da...
cokabook.blogspot
diary with drawings.
resimlerine bakılan kitaplar vardı ya hani, bu da blog versiyonu. Resimli günlüğüm bir nevi...
hadibenkactım.blogspot ise çizemediklerimin yazı karşılığı!